Kalemimden Düşenler

Derdini Paylaşabileceğin Dost Bulmak

Günümüzde pek çok şey neredeyse tamamen tüketime dayalı bir hal almış durumda. Haliyle arkadaşlıklar ve dostluklar da bu doğrultuda evrim geçirmeye başladı ve hatta geçirdi. Çıkara dayalı ilişkiler elbet olacaktır ancak en yakın arkadaşınız bile anlattıklarınızı anlamayacak kadar duyarsız hale gelmiş olabilir.

Ya hu kardeşim, sen ne duygusal adamsın, hayat dediğin zaten başlı başına menfaat değil mi diyenler illa ki çıkacaktır. Bu nedenle öncesinden bahsedeyim ki bu işin duygusallıktan ziyade davranış bozukluğu ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Evet, hemen hemen hepimiz davranış bozukluğu hastalığına sahibiz. Bakın size bu durumu hikayeleştirdiğim bir örnek ile anlatayım;

Tahir ile Mehmet iki arkadaştır. Öyle ki çocukluktan bu yana birbirlerini korumuş, kollamış ve senelerdir de arkadaşlıklarını sürdürmüşlerdir. Aradan tabi zaman geçmiş, ikisi de ayrı ayrı iş hayatına düşmüş ve eskisi kadar görüşemez olmuşlar. Yine de iletişimleri, arkadaşlıkları aynı düzeyde devam etmektedir. Ancak bir gün çalışırken Tahir’in eli makinaya takılmış ve iş makinası Tahir’in elini koparır. Bunün üzerine Tahir onlarca ameliyata girer ama hiç bir operasyon Tahir’in elini geri getiremez. Bu sırada Mehmet’in sesi soluğu çıkamaktadır. Aradan biraz daha zaman geçer; bir gün evde otururken Tahir’in telefonu çalar. Mehmet aramaktadır ve Tahir telefonu açar. Mehmet, canının çok sıkkın olduğunu ve kafa dağıtmak için dışarı çıkmak istediğini söyler, Tahir’de kabul eder. İki arkadaş buluşur, Tahir Mehmet’e neyi olduğunu sorduğunda Mehmet halı sahada top oynarken ayağına darbe aldığını ve morardığını söyler. Tahir üzülür ve arkadaşına doktora gitmesini tavsiye eder. Buna rağmen Mehmet hem doktora gitmeyi kabul etmez hem de isyanını sürdürür. Derdinin çok büyük olduğunu yürürken ağrı yaptığını söyler.

Tabi ki yaşanan her türlü sağlık sorunu ciddiyet taşımaktadır. Ancak tamamen yitirilen bir el ile morarmış bir bacak arasında kıyas yapmak büyük hata olacaktır. Zaten hikayeleştirdiğim olayda, eli kopan Tahir’e geçmiş olsun dileğinde bile bulunmayan Mehmet’in, ufak bir darbe sonucunda duyduğu acıyı, pire için yorgan yakarcasına elini kaybetmiş Tahir’e anlatması asıl meseledir.

Teşbihte hata olmaz derler, örnek absürd bir örnek olsa da verilmek istenen mesajı başarı ile ilettiğini düşünüyorum. İşte, günümüz dostlukları da böyle. Arkadaşının yaşadığı olayı düşünmeden, çok basit şeyleri ona anlatmak ve çok zor durumda olduğunu ısrar ederek söylemek, o arkadaşa yapılmış büyük bir ayıptır.

Lütfen anlayışlı olun.

Çünkü insanları zor zamanında o kadar yalnız bırakıyor, o kadar dolduruyor ve o kadar soğutuyorsunuz ki, iyi zaman gelince adınızı bile duymak istemiyorlar.

 

About the author

Mert Abakuş

İstanbul Aydın Üniversitesi - İşletme Yönetimi (MBA) - Football Manager Tutkunu - Wordpress Uzmanı

Yorum Ekle

Click here to post a comment